ANA SƏHİFƏ | HAQQIMIZDA | ZİYARƏTCİ DƏFTƏRİ | FAVORİTLƏRİM | ÜNSİYYƏT | RSS |
ÖLKƏ NİYƏ BU DURUMA SALINIB? | MİLLİ PARKDA HƏYAT DONUB | ALİMLƏR BİTKİLƏRİN SÖHBƏTİNİ KAMERAYA ÇƏKİBLƏR | ERMƏNİLƏR PUTİNDƏN ABİDƏ İSTƏDİLƏR | I DÜNYA MÜHARİBƏSİNİN SONUNCU VETERANI VƏFAT EDİB | BIÇAQLA SİLAHLANMIŞ ŞƏXS MƏKTƏBƏ GİRƏRƏK İKİ UŞAĞI YARALAYIB | NOKİA ŞİRKƏTİ 4 MİN ƏMƏKDAŞINI İŞDƏN ÇIXARIR | ABŞ-da 15 YAŞLI GƏNC QIZ ADRENALİN XATİRİNƏ RƏFİQƏSİNİN BAŞINI KƏSDİ | CEYRANBATAN SU ANBARI DONUR | ELMAR MƏMMƏDYAROV BRÜSSELƏ GEDİB |

Bizimlə Əlaqə
Foto Xəbər
2012-Cİ İLİN SƏRT QIŞI
Əsas Bölmələr

Ölkə

Hərb

Tarix

Analiz

Media

Dünya

Hüquq

Hadisə

İdman

Siyasət

Müsahibə

Araşdırma

Top Secret

İqtisadiyyat

Vətən Oğulları

Elm,Təhsil,Texnologiya

Maraq dünyası

Fotoqalereya

Mədəniyyət

Mənəviyyat

Uşaq aləmi

Karikatura

Sual-Cavab

Sağlamlıq

Audio

Video

Ailə

Gündəm

PARTİYALARIN MALİYYƏLƏŞDİRİLMƏSİ REALLAŞA BİLƏRMİ?

Gülağa Aslanlı: "Azərbaycanda azad, demokratik seçki keçiriləndən sonra partiyaların fəaliyyəti məlum olacaq"

AZƏRBAYCAN İQTİDARI DİALOQDAN NİYƏ QAÇIR?

Nurəddin Məmmədli: "Azərbaycan iqtidarı müxalifət qarşısında o qədər zəif və gücsüzdür ki, onlar hər hansı

ÖLKƏDƏ ELMƏ SİFARİŞ YOXDUR

Rafiq Əliyev: "Mənim sovet dövründə belə bir yazım çıxmışdı ki, Stalinin dövründə yaşamaq istəmirəm"

ALMAN TELEVİZİYASI EUROVİSİON QABAĞI PAYTAXT BAKIDAN GENİŞ REPORTAJ YAYIMLAYIB

Leyla Yunus: ""Eurovision Song Contest" Azərbaycan xalqına sevinc gətirməyib və özü ilə yeni faciələr gətirəcək"

"HAKİM PARTİYA ƏHALİNİN TALAN OLMUŞ VAR-DÖVLƏTİ HESABINA MALİYYƏLƏŞİR"

Fuad Qəhrəmanlı: "Hakim partiya açıqladığı hesabatla yalançı və korrupsioner fəaliyyətlərini ört-basdır etməyə

Sorğu

HANSI KANALLAR DAHA OBYEKTİV XƏBƏR YAYIMLAYIR

AzTV
İctimai TV
ANS
Xəzər TV
Lider TV
ATV
Space TV
Xarici TV-lər
Heç biri

Nəticələr

Ən Çox Oxunanlar

Ən Çox Şərh Olunanlar

 AİP SƏDRİ İLHAM ƏLİYEVİN SİYASƏTİNİ KƏSKİN TƏNQİD ETDİ

 SİZCƏ, BU POLİS NƏ DEYİR?

 FƏTULLAH GÜLƏN AZƏRBAYCANA GƏTİRİLİR

 İSRAİL "EUROVİSİON" QALİBİMİZİ BELƏ HAZIRLADI - FOTOFAKT

 POLİSLƏRİMİZİN 20 YANVAR GÖRÜNTÜLƏRİ

Populyar teqlər

Get Adobe Flash player

 

 

 
DİN İSTİSMARI, TERÖR ve ABD
27/02/2010 - 15:00


Bismillah...

Dinin tayin edici rolünün farkına varan zalim güçler tarihin taa ilk dönemlerinden beri  şom  hedefleri yönünde dini, insanları  harekete geçirmek için bir araç olarak kullanagelmişlerdir. Bu  dinin mahiyetinden, içeriğinden  değil etkileyici gücünden kaynaklanır.  Ayrı bir ifadeyle zalim iktidarlar kendi eylemlerini  gerçekleştirmek için insanların dini inançlarını istismar etmiş, kötüye kullanmışlardır. Niçin mi? Çünkü nsanları başka türlü yanlarına çekmeleri imkansızdır. Çünkü insanlar ancak ve ancak kendilerini yaratan, rızkı veren ve uhrevi saadete kavuşturacak Allah rızası için bunca sıkıntılara katlanır, ölümü göze alabilir ve rahatlıkla canını feda edebilirler. Çünkü insanlar sadece verdiklerine karşılık daha değerli bir  şeyi elde ettiklerine inandıkları takdirde mücadele ederler. Nedir bu daha değerli olan? Uhrevi saadet, cennet ve Allahın rızasıdır. Bu, bütün ilahi ve hatta şirk dinleri mensupları için geçerli bir kuraldır, istisnasız olarak kimseyi başka türlü savaştıramazsınz. Bazen din adına ve din kaynaklı olduğuna dair sahte değerler üretirler.  En son, kamil ve en kapsamlı din olan İslamda bile bu konuda  temel hayat ilkeleri  mecmuası olan Kuran-ı Kerime aykırı hadisler uydurulmuştur. Bazı ayet  ve hadisler toprak genişletmek arzusundaki iktidar düşkünleri tarafından din alimlerine istedikleri  yönde   yorumlattırılarak inançlı insanlar kandırılmıştır.

 İslamın ilk dönemlerinde İslama karşı  benzeri bir din ortaya atılarak yapılanlar  daha sonraki asırlarda ve günümüzde başka kılıflar içerisinde yine din adına yapılmış ve yapılmaktadır. Siz Cemel,  Sıffin ve Nehravan savaşlarında hak imam ve halife, ilim şehrinin kapısı ve canlı Kuran Hz. Aliye karşı savaşanların hangi saiklerle toplandıklarını sanıyorsunuz? Ve yine Kerbelada İmam Hüseyine ve peygamberin torunlarına karşı tarihin en büyük cinayetini işleyenlerin hangi  saik ve amaçla toplandıklarını sanıyorsunuz? Cevap hiç kuşkusuz dini saiklerdir. Bu savaşların  komutanlarının  maddi, dünyevi hedefleri olsa da savaşçıların büyük çoğunluğu kesin kez cenneti elde etmek için, zalim çevrelerin iktidarı için  hazırlanmış yanlış din  yorumuna inanarak savaş meydanına koşmuşlardır. Ve işte bu gibi sapmalara karşı ümmetin oyuna gelmemesi için Allahın Resulü(sa)  "Ey insanlar! Aranızda öyle bir şey bırakıyorum ki, ona sarıldığınız taktirde sapmazsınız; o, Allah'ın kitabı ve soyum olan Ehl-i Beyt'imdir" diye buyurmuş ve dini bu iki kaynaktan almadıkarı takdirde sapmalarının an meselesi olduğu uyarısında bulunmuştur. Ve nitekim tarihte olduğu gibi zamanımızda da Resulullahın(as) bu tavsiyesine uyulmadığı, yani  hakk İmama ve Ona ulaşılamadığı zamanlarda ise hakk naibine uyulmadığı için sonuçları acı birtakım sapmalara tanık olmaktayız. Kimdir bu hakk naib diye soranlara, ister inanıp kabullensinler ister inkar edip istediklerini yapsınlar cevabımız "veliyy-i fakih" olacaktır. Velayet-i Fakih konusunun  çeşitli boyutlarıyla ehlinden öğrenilmesini tavsiye ederken tezimizin iyice anlaşılması için yaptığımız bu girişten sonra yeniden konumuza dönebiliriz.

Evet, din istismarcıları iktidarlarını korumak ve geliştirmek için tarih boyunca daima insanları din adına sömürmüşlerdir. Bu istismar için kullandıkları ilk kesim ise din alimleri olmuştur. Çünkü insanlar ancak dini anlayan veya anladığına ihtimal verdikleri kişilerin yorum ve aktardıklarına inanırlar. Bunun farkında olan zalim-zorba güçler ise din alimlerini istihdam etmiş, ihtiyaç gördüklerinde kendi  amaçları   doğrultusunda fetvalar alabilecekleri bu memurları beslemiş, bazen de iktidarlarına ortak etmİşlerdir. Bütün bu beslemelere rağmen gayri meşru fetva vermeye yanaşmayan nice şeyhülislam ve müftülerin darağacına gönderildiğine üzerinde yaşadığımız topraklar  da tanıklık etmiştir. Dar ağacına gitmeyi göz önüne alamayanlar ise masum halkın katliam edilmesi başta olmak üzere krallar, padişahlar lehine nice haksız savaşlara, işgallere, baskılara ve cinayetlere fetva vermişlerdir ve hala da vermektedirler.

Tarih zalimlerin zulmüne din adına destek veren fetvalarla dolu olup sadece müslümanları değil  ilahi dinler mensuplarının hepsini kapsar. Tahrif edilmiş İncil ve Tevrat mensupları da geçmişte olduğu gibi içinde yaşadığımız zaman diliminde de zulümlerini  ilahi kitaplardaki  -tahrif edilmiş- emirlere dayandırmakta, siyasal sultalarına dini kılıflar uydurmaktadırlar. Genel görüşün aksine bugün Batı dünyasında  toplumlar üzerinde etkin olan  en güçlü faktör  hala dindir. Daha birkaç yıl öncesinde dünyanın en güçlü ülkesinin başkanı  George W. Bushun yeni haçlı seferleri ilan ettiğini duymayan kalmadı. Daha sonra bir dil sürçmesi olduğu gibi teviller ileri sürülse de başta ABD olmak üzere hıristiyan  Batıda geniş  yankılar ve kabuller gördüğü inkar edilemez. Ve işte başlatılmış bu yeni haçlı seferleriyle Afganistan ve Irak doğrudan işgal edilmiş iken komşuları  doğrudan veya modern yöntemlerle kontrol altına alınmış İran baskı altında tutulmakta, İslam ülkeleri  başta Ortadoğu olmk üzere tümden yeniden dizayn edilmek istenmektedir.

Buna paralel olarak siyonistler de yahudilik dinini şom emelleri  için kalkan olarak kullanmaktadırlar. Yahudilerden kurtulmak isteyen  hıristiyan ülkelerin de yardımıyla yahudilerin  dini inançlarını istismar ederek Filistine göç etmeye  hazırlayan siyonist çeteler,  2. dünya savaşı öncesi ve İsrailin kuruluşundan beri geçen altmış yıllık sürede işledikleri cinayetlerini hep tahrif edilmiş  Tevrata ve din alimlerinin fetvalarına dayandırmışlardır. Şöyle ki, bu cinayetlere karşı çıkanları uluslararası yahudi lobisinin baskılarıyla anti semitist, yahudi düşmanı olarak tanıtmakta ve Batı ükelerinde daha önceden kabul ettirdikleri  yahudi düşmanlığını yasaklayan kanunlar çerçevesinde  cezalandırmak için ellerinden gelen her türlü baskıyı uygulamaktadırlar.

 Din adına yapılan bu baskıların en son örneği olarak Şeyh Sabahaddin Türkyılmazın Frankfurtta  imamlık yaptığı camiiden çıkmaya zorlanması gösterilebilir. Alman anayasası ilkelerinin tanıdığı hukuk çerçevesinde düzenlenen Dünya Kudüs Günü yürüyüşüne katılan ve İsrailin Filistinde sürdürdüğü cinayetler aleyhinde slogan atan bu İslam alimi,  ilgisi olmadığı halde "yahudi düşmanlığı" ile suçlanmış, Ortadoks Yahudi alimlerinin ve çok sayıda Alman akademisyenin karşı çıkmasına  rağmen medya aracılığıyla tam bir linç ve yargısız infazla karşı karşıya bırakımıştır. Cani siyonistleri açıktan desteklemekten çekinen ve anayasalarına siyonizmi koruma ilkeleri koyamayan Almanya ve  öteki Avrupa ülkeleri,  yüzyıllık bir geçmişi olan siyonizmi  Yahudi dinine eşit görerek açıkça din istismarı yapmktadırlar.

Başını ABDnin çektiği zalim müstekbir güçlerin dini istismar ettikleri bölgelerden biri  de Ortadoğu ve Hint yarımadasıdır. İslam dünyasındaki tarihi farklılıkları düşmanlığa ve çatışmaya dönüştürmek siyaseti  yeni olmayıp Büyük Britanya imparatorluğu tarafından  geçmişte en çirkin şekilde sahnelenmiştir. Osmanlı hilafet devletine karşı 18.yüzyılda Arap Yarımadasında Suudi kabilesini isyana  teşvik ve himaye ederken bu hareketin dini desteksiz olamayacağının, halkın meşru gördüğü hilafet devletine karşı savaşamıyacağının  farkında olan İngilizler, bugün İslam dünyasının başına bela kesilen bağnaz    "Vahabilik" akımını oluşturdular. Osmanlı Hilafet Devletine karşı isyanda fetva makinasını da çalıştıran İngilizler, Suudilerin silahlı mücadelesinin dini ayağını da oluşturdular. O günden beri Suudi Hanedanlığına paralel olarak Arabistan  yönetimine ortak olan Vahabi zihniyeti, selefilik ve sahabe savunuculuğu adı altında son yıllarda İslam coğrafyasının çeşitli yerlerinde ABDnin sömürü ağının bir parçası haline gelmiş bulunuyor. Batı ile bu zihniyet temsilcileri arasında yer yer bazı anlaşmazlıklar ortaya çıksa da temelli olmayıp taktikseldir.

Afganistanda mücahitler Sovyet işgaline karşı mücadele ederken Pakistan topraklarında Suudi sermayesi ve ABD-İngiliz casusluk  servislerince ileriki günler için örgütlenen Taliban çetesine de dini bir çehre kazandırılmış ve sovyet işgalinden hemen sonra mücahitler üzerine  saldırtılmıştır. Talibanın Afgansitanı  ABD-Suudi ve Pakistan desteği ile işgal edip başkent Kabilde kurduğu hükümet aracılığıyla  işlediği cinayetler ve  İslam adına -İslamı kötü göstermek için- ortaya koyduğu bağnazlık örnekleri hala unutulmuş değildir.

Vahabi  zihniyetinin en büyük problemlerinden biri Ehlibeyte(as) ve izleyicilerine duyduğu derin kin ve düşmanlıktır. Bu kinin farkında olan ABD, İngiltere ve siyonist rejim, Vahabileri bölgede  anti emperyalist kurtuluş-direniş hareketlerinin destekleyicisi konumunda olan İrana karşı kullanmaktadırlar. Bunun en belirgin örneklerinden biri İranın  Belüçistan eyaletinde Ehli sünnet mensubu müslümanları kışkırtma komplosudur. Sünni halkı İslam Cumhuriyetine karşı  tahrik etmeyi başaramayan batılı müstekbirler bu defa da yine din adına ortaya çıkan Vahabi unsurlardan yararlanmayı uygun bulmuştur. Hint yarımadasının diğer bölgelerinde  "sahabe ordusu" gibi cazip adlar altında kurdurduğu terör örgütleri vasıtasıyla yıllardır Şii müslümanların camileri, hüseyniyeleri ve matem  merasimlerini kana bulayan ABD ve yandaşları, İranın Belüçistan bölgesinde de Ehli Sünnet alimlerinden umudu kesince yine  Vahabiler  vasıtasıyla  "cündullah ordusu" adı altında bir terör örgütü kurdurarak yıllardır acımasız cinayetlere imza atmaktadır.

Yaklaşık beş yıl önce kurulan bu örgütün lideri ise Abdülmelik Rigi adında  28 yaşında bir teröristtir. Ömründe okul ve medrese yüzü görmediği halde siyonist medya haliyle bunların taklitçisi islamcı diye bilinen medya- tarafından sünni alim, doktor, sünni direnişinin lideri olarak tanıtılan ve birkaç gün önce İran istihbarat birimlerince bindiği uçak Dubai- Bişkek seferi sırasında İran hava sahasında indirilerek tutuklanan Abdülmelikin basit bir kaçakçı olduğu ortaya çıktı. Konumuz din istismarı olduğu için bu teröristin işlediği cinayetlere şimdilik deyinmeyeceğim.  Tutuklanmadan bir gün önce Kandehardaki bir amerikan üssünde görüntülenen ve  Dubaideki CİA casuslarıyla görüştükten sonra Kırgızistandaki Manas üssüne götürülerek daha teknik terör  eğitimi almaya giden Abdülmelik, tutuklandıktan sonra yaptığı itiraflarda kendisine İran islam Cumhuriyetine karşı mücadele etmesi karşılığında  ABD tarafından her türlü mali ve silah desteğine ilaveten Afganistanda bir üs kurmasının da  teklif edildiğini belirttiği açıklandı.

Bu sözde sünni direnişinin lideri ABD ve Suudiler gibi bölgedeki bazı mürteci rejimlerin  yardımıyla Pakistan topraklarında kurduğu bir okulda - İslam topraklarının başka yerlerindeki  Vahabi merkezlerinde olduğu gibi - uyuşturucu bağımlısı ve fakir gençlere intihar saldırısı eğitimi vermekteydi,  camilere ve dini törenlere katılan masum insanları katletmeleri için... İlginçtir Belüçistanın sünni müslümanları -bu sözde sünni direnişçi liderin- teröristin tutuklanması ardından sokaklara  dökülerek sevinç gösterileri yapmış ve birbirlerine  pasta ve şekerleme dağıtmışlardır.

Özetlersek zalim-zorba  güçler tarih boyunca dini  hep istismar etmiş, bunun için bazı dünya düşkünü alimleri, çizgisini belirlememiş, imamsız,  velisiz , bağnaz cereyanları  rahatlıkla kullanmıştır. Bunun zamanımızdaki en belirgin örneği Vahabiler olup siyonistlerin Lübnan ve Gazze saldırıları sırasında direniş aleyhinde fetvalar veren Vahabi müftüleri, Irakta kan içici Baasçılarla -dolayısiyle işgalcilerle- işbirliği yaparak binlerce masum insanı acımasızca katlederken dünyanın başka yerlerinde benzeri cinayetlere imza atarak bir yandan ABD ve müttefiklerine yardım etmekte öte yandan İslamın nurlu çehresini çirkinleştirmeye çalışmaktadırlar.

 


Şərh et

Dosta göndər

Çap variantı
 

Şərhlər

FAKTXEBER
 

YAZARIN DİGƏR YAZILARI

n

25/03/2010 BATININ KIRMIZI ÇİZGİSİ ve BARIŞ HAYALİ

n

27/02/2010 DİN İSTİSMARI, TERÖR ve ABD
 
 

Günün Sitatı
RAFİQ ƏLİYEV
“Əgər hər hansı bir şəxs bilsə ki, yaxşı oxumaqla yüksək pul qazanacaq, o heç vaxt oxumaqdan yayınmaz”
Xəbərlərimiz
 
Bizim yazarlar
Cavid İmamoğlu
cavid-113@mail.ru

ELMLƏR AKADEMİYASINA GEDƏN YOL
Tural Həsənli
hesenli.t@gmail.com

GEY SEVGİSİ
Aqil Mehdi
aqilmehdi@gmail.com

1 000 000 İNSAN ÖLÜR, AMMA 1 NƏFƏR AĞLAMIR...
Emilya Tağıyeva

"İMİC" XƏSTƏLİYİ, YAXUD QEYRƏTSİZLİYİN TƏBLİĞİ
Xəyal Şükür

PENSİYALAR 30 MANAT AZALDILSIN!
Əli Hüseynli
eli.huseynli@gmail.com

ABŞ SEÇKİLƏRİ VƏ EURONEWS BAXIŞI
 
Qonaq yazarlar
Mayis Güləliyev

BEYNƏLXALQ MALİYYƏ İNSTİTU VƏ AZƏRBAYCAN
Nurəddin İsmayıl

SƏNİN VƏ MƏNİM ŞƏHƏRİM
Əziz Sahiboğlu

VAXT VAR İDİ, PAPAQ QEYRƏT SAYILIRDI...
Xuraman

VAXTSIZ VERİLMİŞ SUAL
Cəfər Talıb

TƏQAÜD ƏHVALATLARI
 
Türk yazarlar
Meryem Tuna

TÜRKİYE ALEYHİNDEKİ OYUN
Fuat Türker

DÜNYALIK PEŞİNDEKİ DİN ADAMLARI
İbrahim Akın

Tek Sanatçı Olan Allah, Sani Sıfatıyla Dilediği Kulunda Tecelli Eder
 
Arxiv



 
Sayğac


Fakt Xəbər FACEBOOK-da
 

 ANA SƏHİFƏ   |   ÜNSİYYƏT   |   SAYTINA ƏLAVƏ ET

Dərc olunan materilların mətninə görə sayt heç bir məsuliyyət daşımır. Saytdakı materiallardan istifadə edərkən istinad zəruridir.

 
 
2009 FAKTXƏBƏR   www.faktxeber.com
faktxeber@gmail.com
Müəllif hüquqları qorunur
Dizayn :Networkbil.net